Sıtmak nedir, Sıtmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.İçi su ya da irin dolu yara, kabarcık patlamak. 2.Öd patlamak, korkmak. 3.Yumurta ve benzerleri kırılmak. 4.Balon patlamak 5.Çok yağmur nedeniyle ekin bozulmak.
Yara ve benzerleri patlamak, ezilmek.
Ödü patlamak, korkmak.
[Bakınız: sıdmak].
Sıtmak anlamı, tanımı
Sıtma : Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, ısıtma, malarya
Kırılmak : Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek. Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak. Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak. Bükülerek kat yeri oluşturmak. Kırgınlık duymak. Birine karşı kırgın duruma gelmek, gücenmek, incinmek. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek. Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak.
Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.
Bozulmak : Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.
Patlamak : Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek. Herhangi bir durum veya bir değerin yitirilmesine yol açmak, mal olmak. Görünür duruma gelmek, ortaya çıkmak, yeşermek. Yarılmak. Çok sıkılmak, sıkıntı ve sabırsızlığını belli etmek. Top, taşıt lastiği vb. şeyler değişik nedenlerle havası inmek. Yırtılıp açılmak. Aşırı tepki göstermek. Ansızın tehlikeli bir şey meydana gelmek. Ansızın bir gürültü duyulmak.
Kırılma : Kırılmak işi. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.
Korkmak : Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
Patlama : Patlamak işi. Birdenbire gelişme, çoğalma.
Ezilmek : Ezme işine konu olmak.
Bozulma : Bozulmak işi.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.
Korkma : Korkmak işi.
Sıdmak : Öfkelenmek, sinirlenmek. 1.Korkmak. [Bakınız: sıdalanmak]. İçi su ya da irin dolu yara, kabarcık patlamak. Yara ve benzerleri patlamak, ezilmek. Ödü patlamak, korkmak.
Ezilme : Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.
Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Patla : Kuru ve taze fasulye.
Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.
Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.
Diğer dillerde Sıtmabilim uzmanı anlamı nedir?
İngilizce'de Sıtmabilim uzmanı ne demek ? : malariologist

Bu kısımda Sıtmak nedir? Sıtmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sıtmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sıtmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.