Salam nedir, Salam ne demek

Salam; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Sağlam.

1.Saman. 2.Mısır, tütün gibi bitkilerin gövdesi.

Sağlam.

Selam.

Saman.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Geniş kalibreli kılıflarda üretilen fermente, kuru sucukların genel adı.

İngilizce'de Salam ne demek? Salam ingilizcesi nedir?:

salami

Salam hakkında bilgiler

Salam etin tuz ve is gibi çeşitli doğal koruyucularla işlendikten sonra bir müddet bekletilmesiyle elde edilen ürünlere verilen genel addır.

Salam ile ilgili Cümleler

  • Sebzeleri hâlâ zeytinyağlı salamurada bırakıyor musun?
  • Ben salamura balık ve deniz ürünleri istiyorum.
  • Ali birkaç dilim salam yemek istedi.

Salam anlamı, tanımı:

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Macar salamı : Bir tür salam.

Salamandra : Semender. Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası.

Salamanje : Yemek odası.

Salamura : Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. Bu suyun içinde tutulmuş olan. Bu suyun içinde tutulmuş yiyecek.

 

Salamuracı : Salamura yapan kimse.

Salamuracılık : Salamuracının yaptığı iş.

Salamuralık : Salamura yapmaya elverişli. Salamura yapmaya ayrılmış.

Sığır : Anlayışsız, kaba saba kimse. Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı.

Hindi : Aptal, şaşkın. Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo).

Dilim : Radyatör parçalarından her biri. Bir bütünden kesilmiş veya ayrılmış ince, yassı parça. Belli ölçülere göre oluşmuş bölüm. Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir eserin aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Yapmacık olmayan. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Katıksız, saf. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel.

Koruyucu : Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem). Koruyan kimse, muhafız.

Müddet : Süre.

Salama : Güz ve bahar aylarında bahçelerdeki ağaç yaprakları ve çerçöpün bir yere toplanarak yakılması.

Salamak : Saklamak

Salaman : Yakışıklı.

Salamat galmak : Hoşça kalmak.

 

Salamlık : Samanlık.

Salamtüp : Harman yeri.

Salamura beyaz peynir : Beyaz peynir.

Salamura peynir : Beyaz peynir.

Salamuralı tulum peyniri : Çoğunlukla Ege bölgesinde teneke kaplar içerisine salamuralı olarak hazırlanan tulum peyniri.

Diğer dillerde Salam anlamı nedir?

İngilizce'de Salam ne demek? : [Salaam (name)] n. salami, variety meat

Fransızca'da Salam : salami [le]

Almanca'da Salam : n. Salami, Wurst

Rusça'da Salam : n. салями (F)