Sapıtmaağacı nedir, Sapıtmaağacı ne demek

Teknik terim anlamı:

Mezarda, toprağın ölünün üzerine akmamasını sağlayan ağaç. (Yakaköy Gelendost Isparta).

Sapıtmaağacı anlamı, tanımı

Sapı : Sarp, insan ve yol uğramayan yer

Sapıtma : Sapıtmak işi.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Gelendost : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Yakaköy : Afyon şehrinde, Dinar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya kenti, Bozova nahiyesine bağlı bir bölge. Aydın şehri, Bozdoğan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Batman ilinde, Hasankeyf ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Burdur şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çankırı ilinde, İkizören nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Düzce ili, Konuralp nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan şehri, Kemaliye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta kenti, Aksu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Isparta şehri, Gelendost ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. İzmir şehrinde, Bornova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Karabük şehrinde, Ovacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa şehrinde, Gördes ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla ilinde, Datça belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla ili, Kemer bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muğla ilinde, Milâs ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muğla şehrinde, Ortakent bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Topra : Torba.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Mezar : Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Akma : Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Ispa : Toprak ürünlerinden vergi alan.

Yaka : Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

Diğer dillerde Sapıntılı anlamı nedir?

Fransızca'da Sapıntılı nedir ? : abberrant