Satellitozis nedir, Satellitozis ne demek
Satellitozis; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Zedelenmiş sinir hücresinin çevresinde çok sayıda oligodendrogliya veya mikrogliyanın toplanması. Beynin amigdal, talamus ve derin kortikal katlarında sinir hücresinin çevresinde oligodendrogliyanın bulunması fizyolojik olup satellitozis olarak değerlendirilmez.
Satellitozis anlamı, tanımı
Satellit : Gregarin kolonilerinde yalancı konjugant bireyler çiftinin ikincisi. Kromozomun kısa koluna ince bir bağ ile bağlı küçük bir parça. Peyk
Değerlendirilme : Değerlendirilmek işi, kıymetlendirilme.
Sinir hücresi : Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesi (perikaryon) ile bu gövdeden uzanan sitoplâzmik uzantılardan (dendritler) ve aksondan meydana gelen, elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş sinir sisteminin temel hücreleri. Nöron. Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesiyle bu gövdeden uzanan stoplazmik uzantılardan ve aksondan meydana gelen elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş, sinir sisteminin temel hücreleri, nöron. Perikaryon adı verilen hücre gövdesiyle gövdeden çıkan dendrit adı verilen kısa uzantılar ve akson adı verilen tek uzun çıkıntı bulunan, sinir sisteminin esas elemanı ve fonksiyonel ünitesini oluşturan temel hücre, nöron, nöronum, nörosit. Karakteristik Özelliklerinden biri uzun ömürlü olması ve çevresindeki olaylar ile metabolik bozukluklardan çok etkilenmesidir ve yıkımlandiğında tekrar oluşmaz. Sinir hücresinin; uyarımları almak, iletmek, belli, hücresel etkinlikleri başlatmak, nörotransmiterleri ve diğer bilgi moleküllerini salgılamak gibi esas işlevleri bulunur. hücre gövdesinden (perikaryon), dendrit adı verilen sitoplazmik küçük uzantılardan ve akson (nörit) denen daha geniş ve uzun bir uzantıdan ibarettir. [Bakınız: sinir gözesi].
Mikrogliya : Merkezi sinir sisteminin, kemik iliği kökenli, parçalanmış miyelin artıklarını fagosite eden, köpüklü sitoplazmaya sahip, çoğunlukla gri maddede bulunan, sabit makrofajların genel adı, gitter hücresi, Hortega hücresi, yağ granülü hücreler.
Fizyolojik : Fizyoloji ile ilgili, vücutla ilgili. Normal, doğal olarak işleyen.
Fizyoloji : Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı.
Toplanma : Toplanmak işi.
Talamus : Yan ventrikulusların altında, hipotalamus ile birlikte diyensefalonu oluşturan, beyin korteksine geçmeden önce bu bölgenin çeşitli bölgelerinden geçen duygu yolları taşıyan, çift yumurta şeklinde boz madde kitlesi. Tepe, oda.
Bulunma : Bulunmak işi.
Kortik : Yaylalardaki çukur ve alçak yerler : Fırtına kaparsa sürüyü karşıdaki kortiğe götür. [Bakınız: kortuk]. Çukur.
Beyni : Beyin.
Oligo : Yunanca az ya da birkaç anlamına gelen ön ek. Birkaç(2-10) anlamında ön ek. Birkaç, 3-12 alt birim içeren.
Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.
Katla : Kat, defa, kerre.
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.
Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.
Diğer dillerde Satellitozis anlamı nedir?
İngilizce'de Satellitozis ne demek ? : satellitosis

Bu kısımda Satellitozis nedir? Satellitozis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Satellitozis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Satellitozis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.