Sayıp dökme nedir, Sayıp dökme ne demek
Sayıp dökme; Edebiyat alanında kullanılan bir kelimedir.
Edebi anlamı:
(Söz sanatı terimi) Bir işin türlü hallerini, bir şeyin bütün parçalarını zihne çarpacak şekilde art arda sıralayıp söyleme. Bir mühendisi, bir şairi, bir doktoru, hattâ ismini bile ömrünüzde işitmediğiniz her hangi bir mesleğe mensup birini, hiç anlamadığınız bir işten dolayı beğenirgibi olunuz, derhâl... - Ahmet Haşim.
Sayıp dökme ile ilgili Atasözü veya Deyim
sayıp dökmek : ne var ne yok, hepsini söylemek.
Sayıp dökme anlamı, kısaca tanımı
Sayıp : Peri, cin. Sahip - sayıbının: sahibinin, karşılığı sahab, sayip
Dökme : Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.
Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.
Söz sanatı : Sözün veya yazının ifade temizliğini, güzelliğini, etkenliğini sağlamak için baş vurulan yolları inceleyip kurallara bağlıyan sanat.
Hangi bir : Bilinmeyen, belli olmayan.
Mühendis : İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.
Çarpacak : Taşları yontmakta kullanılan çarpık ve kalın uçlu araç. (Senir Sincanlı Afyonkarahisar).
Art arda : Arka arkaya.
Beğenir : Beğenme duygusu olan.
Söyleme : Söylemek işi.
Beğeni : Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.
Anlama : Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
İşitme : İşitmek işi. Duyma, sema (II).
Mensup : Bir yerle veya bir kimseyle bağlantısı olan, ilişkili, -den olan, -e bağlı (kimse).
Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
Doktor : Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.
Derhal : Çabucak.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Diğer dillerde Sayıp dökme anlamı nedir?
Fransızca'da Sayıp dökme nedir ? : enumération

Bu kısımda Sayıp dökme nedir? Sayıp dökme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sayıp dökme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sayıp dökme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.