Sentromer nedir, Sentromer ne demek

Sentromer; Biyoloji, Anatomi, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kromozom üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özel bir bölge.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kromozomda kromonema çiftini birincil boğum içerisinde tutan yuvarlağımsı oluşum. Mikrotüpçükler aracılığıyla kromozom (birinci mayoz bölünmede) veya kromatitlerin (mitoz ve ikinci mayoz bölünmede) kutuplara çekilmesine yararlar.

Zooloji'deki anlamı:

Kromozomun çalışmasını kontrol eden ve iğ ipliklerine bağlantı yerleri olan ve kromozomun kollarının birleştiği yerde bulunan renksiz bir bölge.

Teknik terim anlamı:

Kromozom içinde iğ ipliklerinin bağlandığı özel bir bölge.

Sentromer hakkında bilgiler

Sentromer, Kromozom üzerinde iğ ipliğinin tutunduğu nokta. Kromozomlarda kardeş kromatitleri bir arada tutan kısıma verilen addır.

Sentromer kısaca anlamı, tanımı

Sent : Doların yüzde biri değerinde para birimi

Sentromer indeksi : Bir kromozomun kısa kolunun toplam kromozom boyuna oranının yüzde olarak ifadesi.

Sentromer müdahelesi : Sentromerin bitişik kromozom bölgeleri üzerine krosingoveri engelleyici etkisi. Sentromer interferansı.

Mayoz bölünme : Mayoz. Canlının cinsiyet hücrelerinde kromozom sayılarının yarıya indirildiği, birinci ve ikinci olgunluk bölünmesi. Olgunlaşma bölünmesi de denilen bu bölünmeyle her tür için belirli sayıdaki kromozom sayıları korunmuş olur. Ard arda gelen iki mitoz bölünmedir.

 

İğ iplikleri : Mitoz ve mayoz sırasında hücrenin iki kutbu arasında, pozitif uçları birbirine doğru uzanan ve kromozomların hareketini yönlendiren mikrotüpçüklerden oluşan yapı. İğ.

Mikrotüpçük : Hücrelerde mikroskopla görülebilen, küresel bir protein olan tübülinden yapılmış, ökaryot hücrelerin hücre iskeletinin bir parçası olan, kamçıların ve sillerin iç yapısını ve iği oluşturan, içi boş tüpçükler. Silya, filajel, mitotik iğ ve sentriyolde bulunan, 25 nm çapında ve belirsiz uzunluğu olan sitoplazmik tüplerden oluşan ve mitoz iğlerinin oluşumu ve işlevi için gerekli olan hücre iskeleti elemanlarından biri, mikrotübül, mikrotübülüs. Kiprik ve kamçıların temel yapısal elemanı. Akson ve dentritlerde nöronal olaylar esnasındaki materyalin aksoplazmik akımını sağlayan yapısal bir protein.

Kromonema : İnterfaz ya da profazda uzamış olarak bulunan kromozom iplikleri. Mitoz bölünmesinin profaz evresinde meydana gelen yay biçimindeki iplik; kromozomun ortasında bulunan ve üzerinde kromomerlerin dizili olduğu iplik.

Bir arada : Toplu bir durumda, birlikte, toplu olarak.

Kromatit : Bir kromozomun uzunlamasına iki yarısından her biri.

Kromozom : Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

 

Bağlandı : Damın mukavemetini arttırmak için kullanılan ağaç.

İğ iplik : Mitoz bölünme sırasında oluşan iğ biçimindeki uzantı, iğ.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Birincil : Sırada, önemde ilk yeri alan. Asli.

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

Bölünme : Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Kontrol : Denetleme. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör.

Diğer dillerde Sentromer anlamı nedir?

İngilizce'de Sentromer ne demek ? : centromere, centromerus