Simetidin nedir, Simetidin ne demek
Simetidin; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
H2 almaç engelleyicisi, ülser tedavisinde ayrıca karaciğer mikrozomal enzimlerinin baskılanmasında kullanılan ilaç.
Simetidin hakkında bilgiler
Simetidin, H2-reseptör antagonistleri sınıfından mide asidi üretimini inhibe eden bir ilaçtır.
Simetidin kısaca anlamı, tanımı
Sime : Çocukların oyunda kullandıkları ucu sivri değnek
Simet : Paça günü.
Mikrozomal enzimler : Karaciğerin parenkim hücrelerinin endoplazmik retikulumunda bulunan mikrozomların içinde yerleşmiş olan ve biyotransformasyon sırasında yükseltgenme, indirgenme, kopmayla ve birleşme reaksiyonlarını yöneten enzimlerin ortak adı.
Engelleyici : Engelleme özelliği olan (kimse veya şey). Depolanan benzinlerde gazlaşmayı, yağlama yağlarındaki renk değişimini, türbin yakıtlarında korozyonun istenmeyen etkilerini önleme veya geciktirme ve benzerleri amaçlar için kullanılan, petrol ürünlerinde doğal olarak bulunan veya çok küçük oranlarda sonradan katılan bir madde, önleyici, inhibitör. Bir faaliyeti ya da olayı kontrol eden ya da engelleyen herhangi bir madde. İnhibitör. Tezgenin çalışmasını önleyerek, tepkime hızını azaltan katışkı. Bir faliyeti veya olayı kontrol eden veya önleyen madde, inhibitör. [Bakınız: eğretileme].
Antagonist : Düşman.
Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.
Mikrozom : Ültrasantrifüjle hücre homojenizatından ayrılabilen en küçük parçalar, özellikle ribozomla kaplı endoplâzmik retikulum parçaları. Ultra santrüfüjle hücre homojenizatından ayrılabilen en küçük parçalar, özellikle ribozomla kaplı endoplazmik retikulum parçaları. Protoplâzmada bulunan küçük tanecikler; kromidyum.
Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.
Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.
Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.
Ülser : Yara. Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara, karha.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.
Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.
Almaç : Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.
Baskı : Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. Tuluhdan, sınısıdan yayduh.. Sini, yemek sofrası.
Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.
Diğer dillerde Simetidin anlamı nedir?
İngilizce'de Simetidin ne demek ? : cimetidine

Bu kısımda Simetidin nedir? Simetidin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Simetidin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Simetidin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.