Skleroderma nedir, Skleroderma ne demek

Skleroderma; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Vücutta herhangi bir doku veya organın bağ doku artışı nedeniyle sertleşmesi ve büzüşmesi.

Köpeklerde yerel deri sertleşmesi.

Skleroderma anlamı, tanımı

Sklero : Sertliği belirten Latince bir ön ek

Skleroderm : Mercanların sert iskelet kısmı.

Yerel skleroderma : Köpeklerde yerel deri sertleşmesi.

Köpeklerde yerel deri sertleşmesi : Köpeklerin ender rastlanan, göğüs ve bacaklar üzerindeki derinin kollajen liflerindeki artış sonucu, derinin kayış gibi sertleşip kalınlaşması ve renginin koyulaşmasıyla belirgin bozukluk, yerel skleroderma.

Sertleşme : Sertleşmek işi. İçindeki damarlara kan dolması ile birlikte erkeklik organının sert ve dik duruma gelmesi, ereksiyon.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Büzüşme : Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

 

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Artış : Artma işi, artım.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Nede : Nerede. Nerede?.

Artı : Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

 

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

Diğer dillerde Skleroderma anlamı nedir?

İngilizce'de Skleroderma ne demek ? : scleroderma