Soliped türkçesi Soliped nedir

  • Sert tırnaklı.
  • Toynak.
  • Sert tırnak.

Soliped ingilizcede ne demek, Soliped nerede nasıl kullanılır?

Solipsism : Bencilik. Tekbencilik. Gerçeğin yalnızca bireysel benlik olduğunu, bütün bilginin "ben" ile başladığını, insan dışı her şeyin gerçek sayılmaması gerektiğini savunan bir bilgi kuramı görüşü. gerçekliğin bütün olarak ancak bireyin zihinsel etkinliğiyle anlaşılabileceğini ileri süren düşünce. Solipsizm.

Solipsist : Öz benliğin sadece var olan veya bilinebilen şey olduğuna inana kimse (felsefe). Solipsizm (tekbencilik) teorisi yanlısı. Tekbenci.

Solipsistic : Solipsistik. Solipsizm (tekbencilik) teorisi ile ilgili. Öz benliğin sadece var olan veya bilinebilen şey olduğu inancıyla ilgili (felsefe).

Solipsists : Solipsist. Tekbenci. Öz benliğin sadece var olan veya bilinebilen şey olduğuna inana kimse (felsefe). Solipsizm (tekbencilik) teorisi yanlısı.

Soli : Solo. Tek kişilik oyun. Yalnız uçuş.

Solicitation : Israrla isteme. Suç işlemeye teşvik. Davetkar konuşma. İsteme. Suça teşvik. İstem. Talep. Taciz etme. Rica. Fuhuşa teşvik.

Soliciting : Baştan çıkarmaya çalışmak. İstemek. Asılmak (erkeğe). Müşteri arama. Dilemek. İş yapmak isteğinde bulunma. Tahrik etmek. Davetkar konuşmak (fahişe). Kışkırtmak. Israrla istemek.

 

Solicit : Sokakta müşteri aramak (fahişe). Davetkar konuşmak (fahişe). Teşvik etmek. Kışkırtmak. Fahişelik yapmak. Baştan çıkarmaya çalışmak. (yardım veya bir iyilik vb) istemek. Dilemek. Asılmak (erkeğe). Tahrik etmek.

Solicitant : Dileyen kimse. Ciddiyetle talep eden kimse. İsteyen kimse.

Solicitorship : Hukuk müşavirliği. Avukatlık. Bir avukatın bürosu veya görevleri. Dava vekilliği.

İngilizce Soliped Türkçe anlamı, Soliped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soliped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crystal : Bir kadın ismi. Örüt. Buzsul. Kırılca. Basınç elektriği aygıtı. Atom ve molekülleri, nitelik ve niceliklerine göre aralarındaki açı ve uzaklıklar belirli, erkeleri ise en düşük düzeyde tutularak özgün biçimlerde düzenlenmiş katı nesne. Yapı elemanları (atomlar, iyonlar, moleküller), belli bir kurala bağlı olarak, çevrimsel sıralanmış olan katı madde. (bu çevrimsellik sonucu, yüzeyler büyük kristallerde gözle görünür durumdadır. ancak doğal kristallerin çoğu, ideal koşullardaki ortamlarda büyüyemediklerinden mikroskopik büyüklükte kalırlar ve üstelik birbirlerine engel olarak sonuç yüzeyleri tam oluşamazlar.). Berrak. Billur. Kesme cam.

Solidungulate : Toynaklı.

Hooves : Toynaklı hayvan. Ayak.

Pulverisation : Püskürtme. Pulverizasyon. Toz haline getirme. Tozlaştırılma. Toz haline gelme. Ezme. Tozlaştırma.

Solid food : Katı yiyecek.

Vitrification : Cama dönüştürme. Vitrifiksayon. Nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kullanılmış radyoaktif artıkların etrafının erimiş camla kaplanarak blok olarak dondurulması. camla kaplama, radyoaktif artıkların çevreye ışınım yaymasını önler. Cam haline getirme. Camsılaştırma. Vitrifikasyon. Vitrifiye etme. Camlaştırma. Camlaşma.

 

Pulverization : Püskürtmek. Serpmek. Tozlaştırma. Tozlaştırılma. Toz haline getirme. Pulverizasyon. Püskürtme. Un ufak etme. Haşat etme. Ezme.

Hoofing : Tekmelemek. Yol tepmek. Yaya gitmek. Tepmek. Sağ. Ayak. Dans etmek. Çiftelemek (at vb). Tırnak.

Matter : Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. İrin. Fark etmek. Cisim. Neden. Sebep. Bilinçten bağımsız olarak var olan ve bilinçte yansıyan nesnel gerçekliği anlatan bir felsefe kavramı. Vesile. Cerahat. Yazılı belge.

Hoof : Sağ. Toynaklı hayvan. Dans etmek. Yaya gitmek. Toynaklı olan memelilerin parmaklarının uç bölgesinde, ön tarafını korumaya yarayan boynuz maddesinden yapılmış kısım. Çiftelemek (at vb). Tekmelemek. Ayak. Tırnak.

Soliped synonyms : dry ice, food, solid hoofed, unguis, ungula, plastic, powder, glass, good, precipitate.

Soliped zıt anlamlı kelimeler, Soliped kelime anlamı

Bad : Kötülük. Aynasız. Perişanlık. Sahte. Kokuşmuş. Sert. Bozuk. Kem. Fena.

Dirtiness : Adilik. Pislik. Aşağılıklık. Kirlilik. Pasak.

Tidy : Tertip. Toparlamak. Çok. Tertipli. Çöp sepeti. Çekidüzen vermek. Şık. Temizlemek. Düzenli. Temiz.

Soliped antonyms : clean.

Soliped ingilizce tanımı, definition of Soliped

Soliped kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A solidungulate. A mammal having a single hoof on each foot, as the horses and asses.