Stopping distance türkçesi Stopping distance nedir

  • Fren mesafesi.
  • Durdurma mesafesi.
  • Durma mesafesi.
  • Durma uzaklığı.
  • Eğleç mesafesi.
  • Durma.

Stopping distance ingilizcede ne demek, Stopping distance nerede nasıl kullanılır?

Stopping : Tıkama. Kesilme. İstop. Diş dolgusu. Tevakkuf. Seyahat programı. Dolgu. Durdurma. Durma. Tevkif.

Distance : Fasıla. Uzağa koymak. Aralık. Mesafe. İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık. Uzakta tutmak. Süre. Uzaklık. Geçmek. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık.

Stopping down : Işık düzengecini kısma. Alıcı merceğinden daha az ışık girmesini sağlamak amacıyla, ışık düzengeci göstergesini daha büyük bir f sayısına getirerek ışık düzengeci açıklığını küçültme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Stopping of payement : Ödemenin kesilmesi. Sürekli olan ödemelerden bazılarının yapılamaması, ödemeye ara verilmesi.

Stopping phase : Filmin çeşitli sinema aygıtlarındaki aralı devinimi sırasında pencere önünde durduğu ve örtücünün açık bulunduğu evre. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Durma evresi.

Stopping place : Durak. İstasyon. İskele.

İngilizce Stopping distance Türkçe anlamı, Stopping distance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stopping distance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Standing : Dikilen. Durgun. Sabit. Geçerlilik. Süreklilik. Devam. Duruş. Ayakta duran. Devamlı. Konum.

Braking distance : Tam durmak amacıyla yavaşlamanın gerçekleştirilebilmesi için gerekli yavaşlama mesafesi. Eğleçleme mesafesi. Frenleme mesafesi.

Fire away : Konuşmaya başlamak. Başlamak. Ateş serbest! silahları ateşlemeye başlamak. Yap!. Silahı ateşlemek.

Layover : Konaklama. Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Duraklama. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Aktarma. Kaplama. Mola.

Cesuras : Es (müzik, şiir).

Layovers : Kaplama. Konaklama. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Mola. Duraklama. Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Aktarma.

Dwells : Bekleme. Hayat sürmek. Bir yerde yaşamak. Bir yerde oturmak. Kalmak. Durmak. Yaşamak. Oturmak. İkamet etmek.

Full stop : Nokta. Çekit. Son. Durak. Tam durak. Nokta noktalama işareti.

Halt : Durmak. Topallamak. Tökezlemek. Tereddüd etmek. Kesmek. Duraksamak. Duruş. Durdurmak.

Cessations : Ara. Duruş. Durdurulma. İnkıta. Ara verme. Kesilme. Sona erme. Fasıla.

Stopping distance synonyms : dead lock, cesura, dwell, pause, rest, letup, cessation.