Stuff with türkçesi Stuff with nedir

Stuff with ile ilgili cümleler

English: Can you take this stuff with you?
Turkish: Bu eşyayı seninle birlikte alabilir misin?

English: How much time every week do you spend doing fun stuff with your children?
Turkish: Her hafta ne kadar süre çocuklarınızla eğlenceli şeyler yaparak zaman geçirirsiniz?

Stuff with ingilizcede ne demek, Stuff with nerede nasıl kullanılır?

Stuff : Uyuşturucu. Tahnit etmek. Tıkamak. Tıkıştırmak. Kaçak içki. Tıka basa yemek. Hamur. Hammadde. Doldurmak. Kağıt hamuru.

With : Yanına. Beraberinde. Beraber. Canlı. Nedeniyle. -la. -lı. Li. İle beraber. -e karşın.

Stuff and nonsense : Saçma sapan. Fasa fiso. Fasafiso. Saçma sapan laf. Saçma sapan (laf).

Stuff in : Tıkıştırmak.

Stuff oneself : Tıkınmak. Tıka basa yemek.

Stuff somebody : Kandırmak. Aldatmak. Kazıklamak.

İngilizce Stuff with Türkçe anlamı, Stuff with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stuff with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charge : Şarj etmek. Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Tembihlemek. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Şarj. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Ücret. İtham etmek. Bir sürece gönderilen ham özdek. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır.

 

Congesting : Yığmak. Tıkamak. Dolmak. Toplamak. Tıkanmak. Kalabalıklaşmak.

Completing : Yerine getirmek. Tamamlanıyor. İtmam. Tamamlamak. Bitirmek. Tamamlama. İkmal etme. Uygulamak.

Clogging : Tıkamak. Tıkama. Pıhtılaşmak. Dolmak. Engellemek. Kösteklemek. Engel olma. Tıkanma. Tıkanıklık.

Encumbers : Ayak bağı olmak. Yüklemek. Tıka basa doldurmak. Borç. Engellemek. Sorumluluk altında bırakmak. Engel olmak. Sorumluluk yüklemek. Ayağına dolaşmak.

Clog : Terlik. Kösteklemek. Köstek vurmak. Tıkanmak. Dolmak. Sıkıntı vermek. Takunya. Engellemek. Nalın. Tıkamak.

Cover in : Kapamak.

Congests : Toplamak. Yığmak. Dolmak. Tıkanmak. Tıkamak. Kalabalıklaşmak.

Crowds : Bıktırmak. Toplanmak. Sıkıştırmak. Üşüşmek. Kitle. Israr etmek.

Clogged : Tıkanmak. Tıkalı. Tıkanmış. Dolmak. Sıkıntı vermek. Kösteklemek. Tıkamak. Tıkalı (yol). Tıkanık.

Stuff with synonyms : choke up, crowd, completes, congest, encumber, clogs.