Su sever nedir, Su sever ne demek

Su sever; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Su ile kolayca ıslanan çoğu kez kolloit veya emülsiyon olan madde.

Su sever kısaca anlamı, tanımı

Seve : Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Kapı, pencere pervazı

Sever : Seven (kimse).

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Emülsiyon : Bir sıvının çözünmediği başka bir sıvı içinde mikroskobik boyutlu damlacıklar halinde dağılıp asılı kalması sonucu oluşan karışım. Bir sıvı molekülünün başka bir sıvı içinde dağılması. Birbiriyle birleşmeyen iki sıvının biri diğeri içinde küçük zerrecikler durumunda dağılarak oluşturduğu heterojen karışım, sübye.

Çoğu kez : Genellikle.

Kolloit : Yarı geçirgen zarlardan kolayca geçemeyen yüksek molekül ağırlıklı büyük moleküller. Çözücü sıvıda küçük tanecikler durumunda dağılmış madde. Tiroit folikülünde bulunan jel benzeri madde, tiroit kolloit. Jelatine benzer, tutkalımsı. Tutkal kıvamında madde. Tiroit bezi foliküllerini dolduran jel kıvamındaki madde; tiroit bezi salgısı. Partikül büyüklüğü nanometreyle mikrometre arasında olan, sıvı içinde dağılmış, zamk veya jelatin niteliğinde mikroskobik parçacıklar.

 

Kolayca : Oldukça kolay. (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Kollo : Kuyruksuz köpek.

Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Kola : Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata).

 

Çoğu : Bir şeyin büyük bölümü. Çok kimse.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Kez : Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.

Diğer dillerde Su sever anlamı nedir?

İngilizce'de Su sever ne demek ? : hydrophile