Taro nedir, Taro ne demek

Teknik terim anlamı:

Avustralya, Asya ve Afrika tropikal bölgesinde yetiştirilen ve yerlilerin beslenmesinde önemli payı olan yumru köklü, iri yapraklı bir bitki.

Taro ile ilgili Cümleler

  • Taro İngilizceyi benden daha iyi konuşur.
  • Taro hariç, Jiro en uzundur.
  • Bir el atar mısın Taro?
  • Sen hiç lisedeki testte mükemmel bir puan aldın mı, Taro?
  • Görünüşe göre Taro'nun hiç kız arkadaşı yok.
  • Amerika'da doğduğu için, Taro iyi İngilizce konuşur.
  • Taro gerçekten güçlü bir sorumluluk duygusuna sahip.
  • Dün Taro ile tenis oynadım.
  • Taro, yemek hazır.
  • Taro'yu on yıldır tanımaktayım.
  • Taro ve Hanako arasında aşk başladı.
  • Taro niçin çok iyi şekilde İngilizce konuşabilmektedir?
  • Hangileri Taro'nunki?

Taro anlamı, kısaca tanımı

Tropikal bölge : Tropikal kuşak

Avustralya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.

Yumru kök : Patates, pancar, yer elması gibi yumru biçiminde olan kök.

Tropikal : Tropika ile ilgili, tropika bölgesinden olan.

Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.

Yapraklı : Yaprağı olan. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

Tropika : Dönence. Tropikal kuşak.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

 

Tropik : Dönenceye ait.

Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.

Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

Yerli : Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Köklü : Kökü olan. Soylu, soyu sopu belli, iyi tanınan. Kökleşmiş, iyi yerleşmiş, kalıcı olan, esaslı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

Asya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Önem : Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

Diğer dillerde Tarlakuşugiller anlamı nedir?

İngilizce'de Tarlakuşugiller ne demek ? : larks