Tatala nedir, Tatala ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Bayırlarda yetişen, yüzük biçiminde bir çeşit ot. 2.Yendiği zaman insanı rahatlatan, hekimlikte kullanılan yabanıl bir ot.

Sürü sürü gezen, keklik büyüklüğünde ve kışın çok avlanan bir çeşit kuş.

Topal.

Tatala tanımı, anlamı

Tata : Kedi kovalama ünlemi. Çocuk dilinde şapka. 1.Çocuk dilinde iskemle. 2.Tahta. 1.Çocuk yemeği, mama. 2.Güveç. Dana dana : Tata nasılsın?. Peltek konuşan, kekeme. Tahta

Tatala yemek : Dayak yemek : Ali her işe burnunu sokuyordu, sonunda tatalayı yidi.

Tatalacı : Tatula otu tohumunu sigara arasına koyarak içen kimse. İvecen kimse.

Sürü sürü : Pek çok.

Hekimlik : Hekim olma durumu.

Yabanıl : İlkel yaşayan (kimse), yabani, vahşi. Evcil olmayan (hayvan), vahşi. İnsan bakımı ile yetişmemiş (bitki).

Yetişen : Ulaşan, kavuşan. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Keklik : Sülüngillerden, güvercin büyüklüğünde, eti için avlanan, tüyü boz, ayakları ve gagası kırmızı renkte bir kuş (Perdrix). Alımlı, güzel kadın.

Yabanı : Yabanıl.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Yaban : İnsan yaşamayan ıssız yer. Yabancı, el, yerli halktan olmayan kimse. Vahşi olan, evcil olmayan canlı. Aile ocağından uzak olan yer. Kendi kendine yetişen bitki. Issız.

Yüzük : Parmağa geçirilen genellikle metal halka. Yüzük oyunu.

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

Gezen : Bir yaşında keçi, oğlak. İki yaşında ki dişi keçi. [Bakınız: gez]. [Bakınız: gezem]. Sonbaharda ağaç yaprakları üzerinde meydana gelen tatlı madde. Su bölümü çizgisinin iki tarafındaki deve boynu iniş çıkışlar.

Avlan : Avcı: Babam uçarcı avlanlardandır.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Topal : Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan). Ayaklarından biri kısa olan (nesne).

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

 

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Diğer dillerde Tata kutusu anlamı nedir?

İngilizce'de Tata kutusu ne demek ? : tata box