Televizyon belgesi nedir, Televizyon belgesi ne demek

Televizyon belgesi; Televizyon alanında kullanılan bir terimdir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Televizyon almacı iyelerinin, almaçlarını ilgili yere yazdırmaları karşılığında aldıkları belge. (Türkiye'de, 3222 sayılı Telsiz Yasasına göre, almaç iyeleri, PTT'den "Genel Telsiz Telefon Neşriyatını Almağa Mahsus Tesisata Ait Ruhsatname" adıyla bu çeşit bir belge almak zorundadırlar).

Televizyon belgesi kısaca anlamı, tanımı

Tele : İnce ip, iplik. Hayvanlar için kurulan tuzak. Giysi yakalarının içine konulan kolalı bez, tela. Tuzak. Bir terzi malzemesi: tela. Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. "Televizyon" sözcüğünden kısaltmayla elde edilen ön ek. (Yabancı dillerde téléciné, téléfilm, teleplayer, ve benzerleri bileşiklerde kullanılır). Yunanca "tele" (uzak, ırak) sözcüğünden alınarak yabancı dillerde bu anlamda ön ek olarak kullanılan ve çeşitli bileşikler (télécommunication, télégraphe, téléphone, télévision; telefilm, telephoto, teleplayer, telerecorder, television; Telefon, Telefoto, Telegrafie, Teleskop, vb.) türeten sözcük. Ceketlerin göğüs ve yaka kesimlerini sert tutmak amacıyla kullanılan kıl kumaş. ( Uşak.; Güdül Ankara)

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

 

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Telsiz telefon : Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telefon, radyotelefon.

Ruhsatname : Belli etkinliklerde bulunabilmek, kamu hizmet ve mallarından yararlanabilmek için kişilere, önceden belirlenmiş bazı şartlara uyma kaydıyla idarece verilen izin, ruhsat.

Yazdırma : Yazdırmak işi.

Neşriyat : Yayın.

Telefon : Konuşmaları ileten ve yansıtan düzenek. Birbirinden uzakta bulunan kişilerin konuşmasını sağlayan aygıt.

Türkiye : Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke. [Bakınız: tûrkiyâ].

Tesisat : Belli bir işin sağlanmasına yardım eden araçların uygun yerlere döşenmesi veya döşenen bu araçların tümü, döşem, donanım.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Sayılı : Herhangi bir sayısı olan. Az görülen, önemli, mahdut. Sayısı belli olan, sayılmış olan.

Ruhsat : İzin, müsaade. İzin belgesi, ruhsatname.

Telsiz : Teli olmayan. Türlerine göre belirli bir kapsama alanı içinde belirli kişilerin iletişimini sağlayan, elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan araç.

Mahsus : Özgü. Şakadan. Özel. Özellikle. Biri veya bir şey için ayrılmış, münhasır. Belli, ortada, aşikâr. Duyulan, anlaşılan, hissedilen. Bilerek, isteyerek, kasten.

Telef : Hayvanı yok etme, öldürme. Boş yere harcama, yıpratma.

Telsi : Çok ince telciklerden oluşan.

Tesis : Yapma, kurma, temelini atma. Kuruluş.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Televizyon belgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Televizyon belgesi ne demek ? : television licence