Toplanma oranı nedir, Toplanma oranı ne demek
Toplanma oranı; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.
Teknik terim anlamı:
İki değişkenin birlikte değişimini veren yığışımlı bir sıklık dağılımında, bir değişkene ilişkin gözlem değerlerine göre öteki değişkenlere ilişkin gözlemlerdeki toplanmayı sayısal olarak ölçmek üzere başvurulan ve iki değişkene (p ve q) ilişkin gözlem değerleri arasındaki ayrımlar toplamının ilk değişkene (p) ilişkin değerler toplamına oranı olarak bulunan değer.
Toplanma oranı anlamı, kısaca tanımı
Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Toplanma : Toplanmak işi.
Sıklık dağılımı : Bir sıraya göre düzenlenen gözlem değerlerinin dağılımı. Bir dizi içinde yer alan gözlem ya da puanların değer basamaklarına göre dağılımı ve yineleniş sayısı. Puanların, her puana eşdüşen ya da her bir sınıf genişliğine rastlayan gözlem ya da deneklerin sayısını gösterecek biçimde yukarıdan aşağı ya da aşağıdan yukarı sıralanışı. Bir değerler kümesi üzerinde bir değişkenin alabileceği değerlerin göreceli sıklığını ya da sıklık olasılığını ölçen işlev. Anlamdaş. sıklık çizelgesi. İncelenen bir değişkenin verileri belli ölçütlere göre sınıflandırıldıktan sonra, her sınıfa düşen sıklıkların belirlenerek dağılımın düzenlenmesi. Gözlem sonuçlarını ya da verileri, incelenen değişkene ilişkin değerlere, seçeneklere ya da küme aralıklarına göre gösterdiği sıklıklarla bir dizi içinde düzenleyen ve genel doğrultusuyla özetleyen döküm.
Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.
Değişken : Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.
Sayısal : Sayı ile ilgili, sayıya dayanan, numerik, dijital. Sayıya dayanan konuları kapsayan (sınav).
Yığışım : Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle, konglomera.
İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.
Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.
Değişke : Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.
Başvuru : Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.
Ölçmek : En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek. Aşırı olmamasına dikkat etmek, kontrol etmek.
Sıklık : Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.
İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.
Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.
Diğer dillerde Toplanma oranı anlamı nedir?
İngilizce'de Toplanma oranı ne demek ? : concentration ratio

Bu kısımda Toplanma oranı nedir? Toplanma oranı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Toplanma oranı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Toplanma oranı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.