Toplu yerleşim nedir, Toplu yerleşim ne demek

Toplu yerleşim; Şehir alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Dağınık yerleşmenin karşıtı olan ve bir yerleşmede yapıların birbirlerine yakın ya da bitişik olmalarını gerektiren bir nüfus yerleşmesi türü.

Toplu yerleşim kısaca anlamı, tanımı

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Dağınık yerleşme : Kırsal yerleşmede köyü oluşturan yapıların yereye, kimi birkaç yüz metreye ulaşabilen boşluklarla dağılması. Toplu yerleşmedekinin tersine, yapıların tek tek ya da ikişer üçer kümecikler biçiminde, aralarına geniş boş alanlar girmiş olarak birbirlerinden uzak yerlerde kurulması sonucunda ortaya çıkan yerleşme düzeni. Böyle bir yerleşme düzeninin oluşmasını gerçekleştirmeyi amaçlayan kentbilim kuralı.

Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.

Dağınık : Geniş bir alana yayılmış olan. Bir arada olmayan, birbiriyle bağlantısız. Düşüncelerini toparlayamayan. Düzeni bozuk, düzensiz, karışık. Hoş görünmeyen, uyumsuz.

Bitişik : Yan yana olan. Yandaki. Yan. Yandaki ev, bina vb.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

 

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Dağın : Çitlembik ağacı ve meyvesi.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Bitiş : Bitme işi. Bir müzik parçasının son bölümü, final.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Olma : Olmak işi.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Toplu yerleşim anlamı nedir?

İngilizce'de Toplu yerleşim ne demek ? : compact settlement, concentrated settlement