Torakopagus nedir, Torakopagus ne demek

Torakopagus; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Göğüs kafesinin ventralde bitişik olmasıyla belirgin ikizlik gelişim bozukluğu.

Torakopagus anlamı, tanımı

Tora : Fidan. Duvarı korumak için üzerine kaplanan tahta : Marangoza duvarın foralarını yaptırıyorum. Süpürge sapı. Torba. Donanım; çitf çubuk. Kumaş parçalarından yapılan top. Ta orada. [Bakınız: doruk]

Torak : Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet. Çökelek.

Torakopagus parazitikus : Bakışımsız ikizlik anomalisinde, parazitin göğüs kafesine yapışması veya göğüs boşluğuna kısmen veya tamamen gömülmesi.

Göğüs kafesi : Vücutta omurganın, kaburgaların ve göğüs kemiğiyle bunları saran kasların oluşturduğu kalp ve akciğerleri koruyan boşluk.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Gelişim : Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

İkizlik : Bir batında iki yavrunun geliştiği gebelik biçimi, ikiz gebelik. tTek zigot veya iki zigot kökenli ikizlik olabilir.

Bitişik : Yan yana olan. Yandaki. Yan. Yandaki ev, bina vb.

Ventral : [Bakınız: alt yüzey]. Karınla ilgili. Vücudun karın tarafına yakın, karın tarafında bulunan, alt. [Bakınız: karın].

 

İkizli : İkizleri olan (ana). Kendisinden iki anlam çıkarılabilen, ikiz anlamlı. İki kollu (araç).

Kafes : Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

Göğüs : Vücudun boyunla karın arasında bulunan ve kalp, akciğer vb. organları içine alan bölümü, sine. Bu bölümün içindeki organlar. Meme. Bu vücut bölümünün ön tarafı, sırt karşıtı.

Bitiş : Bitme işi. Bir müzik parçasının son bölümü, final.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Geliş : Gelme işi.

Beli : Evet.

Kafe : İçecek ve hafif yiyeceklerin satıldığı, bazılarında kapı önlerinde oturacak yerlerin bulunduğu ayaküstü yiyecek yerleri.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Olma : Olmak işi.

İkiz : İkisi bir arada doğan (çocuk). Birbirine tamamen benzeyen. Aynı çiçekten oluşmuş birbirine yapışık iki meyve.

Diğer dillerde Torakopagus anlamı nedir?

İngilizce'de Torakopagus ne demek ? : thoracopagus