Tromboksan nedir, Tromboksan ne demek

Tromboksan; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Araşidonik asitten sentezlenen, vazokonstrüksiyona ve kan pıhtılaşması esnasında kan pulcuklarının bir araya toplanmasına yol açan yerel düzenleyici bileşikler.

Tromboksan kısaca anlamı, tanımı

Tromboksan a2 : [tromboksan A2] Araşidonik asidin metabolizmasında ortaya çıkan damar daraltıcı madde

Kan pıhtılaşması : Kan pıhtısının oluşumunu sağlayan karmaşık iki grup biyokimyasal reaksiyon. İlk grup inaktif protrombinin aktif enzim olan trombine çevrilmesi, ikinci grup trombinin katalizlediği fibrinojenin fibrine dönüşmesi reaksiyonları. Kanın pelte gibi katılaşıp pıhtı hâline gelmesini sağlayan bir seri olaylar dizisi, trombokinezis. Bu olaylar bir diğerini katalize eden üç aşamadan oluşur. ekstrinsik veya intrinsik yolla, birçok pıhtılaşma faktörün de etkisiyle protrombin atktivatörü oluşması. Protrombinin etkin enzim olan trombine dönüşmesi. Fibrinojenin fibrine dönüşmesi.

Araşidonik asit : İnsan beslenmesinde esansiyel olan, yapısında dört çift bağ bulunan 20 karbonlu doymamış bir yağ asidi. Hücre zarı fosfolipitleri üzerine fosfolipazların etkisiyle oluşan ve prostoglandinler, tromboksanlar, lökotrienler ve prostasiklinlerin öncüsü olan yirmi karbonlu dört çift bağ içeren doymamış ve esansiyel bir yağ asidi.

 

Düzenleyici : Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

Pıhtılaşma : Sıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi.

Esnasında : Sırasında, olduğu anda.

Toplanma : Toplanmak işi.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Sentez : Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim. Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim.

Pulcuk : Küçük pul.

Pulcu : Pul satan kimse. Pul derleyen veya derleyenlere pul satan kimse, pul koleksiyoncusu, filatelist.

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Pıhtı : Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

 

Düze : Doz.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

Açan : Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

Diğer dillerde Tromboksan anlamı nedir?

İngilizce'de Tromboksan ne demek ? : thromboxane