Tuberositas teres minor nedir, Tuberositas teres minor ne demek

Tuberositas teres minor; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kol kemiğinin ön yüzündeki linea m. tricipitis’in üstündeki çok küçük çıkıntı.

Tuberositas teres minor anlamı, tanımı

Mino : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, sığırcıkgiller (Sturnidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, Hindistan'da ormanlarda yaşayan bir tür. (Gracula religiosa ), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının sığırcıkgiller (Sturnidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 26 cm. Hindistanda ormanlarda yaşar

Minor : İlk notadan itibaren sırasıyla 1 tam, 1 yarım, 2 tam, 1 yarım ve 2 tam aralıklardan oluşan ses dizisi. Daha küçük.

Tuber : Tümsek, yumruk biçiminde çıkıntı.

Tuberositas : Çıkıntılı olan, tümsekli olan, tümsekleri çok olan, pürüzlü kemik çıkıntısı.

Tere : Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum).

Teres : Pezevenk.

Kol kemiği : Kolun omuz başından dirseğe kadar olan bölümündeki tek ve uzun kemik, pazı kemiği, karaca kemiği.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

 

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Linea : Çizgi, hat.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Yüzün : Yüz üstü, yüzükoyun.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Çıkı : Çıkın.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Kol : İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm. İş takımı, ekip, grup. Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça. Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça. Dizi, düzen. Kanat. Karakol.

 

Ön : Önce, mukaddem, evvel. İleri, üstün, makbul. Bir şeyin esas tutulan yüzü, arka karşıtı. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer, karşı. Bir kimsenin ilerisi. Yakın gelecek zaman. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü. Önce olan, ilk. Civar, yöre. öğün. o gün. İlk, ilk gün. Ön (bk. ün). [Bakınız: anteriyör]. Vücudun, ortasından geçen çizginin yüzden yana gösterdiği yön; gövdenin, göğsün bulunduğu yüzeyi ve yönü. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. Dip karşıtı. Bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. (karşılık: anteriyör,)Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre ilerde olan bölgesi.

Diğer dillerde Tuberositas teres minor anlamı nedir?

İngilizce'de Tuberositas teres minor ne demek ? : tuberositas teres minor