Ucaysızlanım nedir, Ucaysızlanım ne demek

Ucaysızlanım; Fizik alanında kullanılan bir terimdir.

Fiziksel anlamı:

Bir Volta gözesini, ters yük-süren kuvvet kaynağı durumuna getirerek, ucaylanımın önlenmesi yoluyla gözenin korunması.

Ucaysızlanım tanımı, anlamı

Ucay : Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. Bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri

Ucaysı : Işığı ucaylaştırıp az çok geçiren bir tür mercek özdeği.

Volta gözesi : Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci.

Ucaylanım : Doğal ışığın, titreşimleri bir düzlem içinde olan ışığa çevrilmesi. Bir özdeciğin artı ve eksi yük özeklerinin ayrılma süreci. Bir gözenin üşeklerinde uçun birikimi yüzünden gerilim tatarının ve akınım düşmesi.

Yoluyla : Aracılığıyla. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak. bir şeye göre, bir şeye uygun olarak.

Korunma : Korunmak işi.

Önlenme : Önlenmek işi.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

 

Gözeni : Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Levha. Göz çapağı.

Gözen : Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Sulak yer. Kiler. Pınar: Bugün gözen ayıkladık. Keler, bir çeşit kertenkele. Sevimli, hoşa giden. Tunceli kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Volta : Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Volt : Elektromotor gücün ya da gerilimin birimi.

Göze : Hücre. Su kaynağı.

Ters : Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.

Diğer dillerde Ucaysızlanım anlamı nedir?

İngilizce'de Ucaysızlanım ne demek ? : depolarization