Vajina hiperplazisi nedir, Vajina hiperplazisi ne demek

Vajina hiperplazisi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Köpeklerde kızgınlık sırasında görülen vajina epitelinin hiperplazisi sonucu prolapsus vajinaya benzer tarzda dışarı taşmasına ve çiftleşmenin gerçekleşmesine engel olan bozukluk.

Vajina hiperplazisi kısaca anlamı, tanımı

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek

Hiperplazi : Dokuda normal hücre sayısının aşırı artması, doku veya organın hücre sayısındaki artış nedeniyle büyümesi hâli. Bir dokuda normal hücrelerin, normal düzenlerini muhafaza ederek sayıca artmaları.

Vajina : Döl yolu.

Prolapsus vajina : Vajina duvarının yerinden ayrılarak vulva dudakları arasından dışarı çıkması, vajina prolapsusu, hlk. iç çıkması.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Çiftleşme : Çiftleşmek işi.

Kızgınlık : Kızgın, ısınmış olma durumu. Öfkeli olma durumu. Hayvanların çiftleşme isteği.

Prolapsus : İnme, sarkma, düşme, organların normal yerinden oynaması, sarkması. Bir organın yapısal yetersizlik veya bağlarının gevşemesi nedeniyle bulunduğu yerden ayılarak aşağıya sarkması, çıkması veya düşmesi.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

 

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Kızgın : Çok ısınmış, ısıtılmış ya da kızdırılmış. Eş arayan (hayvan). Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.

Dışarı : Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Kızgı : Güneş sıcaklığı, ısı : Ekinler kızgıya muhtaç. Ucu ateşte kızdırılarak ağaç delmekte kullanılan biz. Can sıkıntısı. Öfke.

Diğer dillerde Vajina hiperplazisi anlamı nedir?

İngilizce'de Vajina hiperplazisi ne demek ? : vaginal hyperplasia