Viewings türkçesi Viewings nedir

Viewings ingilizcede ne demek, Viewings nerede nasıl kullanılır?

Viewing distance : İzleme uzaklığı. Görüntülüğün boyuna göre, en öndeki ve en arkadaki sıraların ne kadar uzakta yer alması gerektiğini belirleyen ölçün. tv. görüntülüğün boyuna göre almaca en yakın izleyicinin bulunması gereken nokta. (bu nokta genellikle resim eninin 5-7 katıdır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Viewing gadget : Devinimsiz bakımlık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Buzlu cam üzerinde bir büyüteç taşıyan, devinimli görüntü oluşturmayan, resimlerin ancak tek tek incelenebilmesini sağlayan yalınç bakımlık. devinimli bakımlığın karşıtı.

Viewing habits : İzleme alışkanlıkları. Televizyonla ilgili bireysel izleme alışkanlıları (günlük izleme sayısı, favori programlar, televizyon izlemek için geçirilen ortalama süre vs gibi).

Viewing options : Görüntüleme seçenekleri.

Viewing options available : Kullanılabilir gösterme seçenekleri.

Viewing : Keşif. Görüş. Denetleme. Yerinde tahkikat. Görme. Bakma. İnceleme. Yerinde inceleme.

Television monitor viewing : Televizyonlu bakaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yansımalı bakaçların, kapalı yayınla birleştirilmiş biçimi (bu durumda ortaya bir elektronik bakaç çıkar. bu bakaç, alıcının optik bakacına elektroniğin uygulanmasıyla geliştirilmiştir).

 

Interviewing : Mülakat. Görüşmek. Röportaj yapma. Röportaj yapmak. Karşılıklı görüşme.

Error quick viewing file : Dosyaya hızlı bakma hatası.

Viewing scale : Görüntüleme ölçeği.

İngilizce Viewings Türkçe anlamı, Viewings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viewings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apocalypses : İncil'in son bölümü. Kıyamet. İncil'in sonuncu faslı. Açığa vurma. Ortaya dökme. Vahiy. İncilin son bölümü.

Vigil : Uyanıklık. (nöbet vb için) geceleyin uyumama. Gece nöbeti. Gece ibadeti. Uyanık olma. Arife. Gece uyumama. Nöbet tutma. Uyanık kalma. Vijil.

Argument : Çıkarım. Değiştirgen. Sav. Kanıt. İddia. Bilgisayar, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Delil. Münakaşa. Yargılama.

Espial : Keşfetme. Bir şeyin ihtimalini yakalama eylemi. Birşeyi keşfetme eylemi. Merak. Buluş. Casusluk faaliyeti. Tecessüs.

Scissor : Denetleyici. Makasla kesmek. Makas. Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılan inceleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleme kurulu üyesi.

Aspect : Bakım. Bakı. Çok yönlü herhangi bir şeyin bir yüzü. Baktığı yön. Tek tarafı. Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları. Her yörede, özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye ya da kuzeye karşı konumunu belirleyen ve bu nedenle doğal koşullarını saptayan durumu. Yön. Çehre. Hal.

 

Arguments : İşlenen konu. Kanıt. Konu. Parametreler. Delil. Savunma. İddia. Tartışma. Münakaşa.

Area study : Alan araştırması.

Optic : Görme ile ilgili. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Görsel. Gözle ilgili. Görme ve gönme aygıtlarıyla ilişkili olan. Işıksal. Göz. Optik.

Apprehension : Korku. Düşünce. Tutuklama. Anlama. Vehim. Algı. Endişe. Kaygı. Anlayış.

Viewings synonyms : wake, explorement, espials, exploration, field study, examination, preview, apprehensions, superintendance, divinations, controlment, conception, viewing, auditing, avis, apocalypse, attitude, detections, inspection, watch, scrutinies, showing, checking, censorship, sight, contention, visual sensation, exploring, cases, optical, discovery, concepts, case.