Yalınç olasılık nedir, Yalınç olasılık ne demek

Yalınç olasılık; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Olasılık kuramında yalınç bir olayın gerçekleşme kazanışına ilişkin olan ve gözlenmiş göreli sıklıkla dile getirilen olasılık.

Yalınç olasılık anlamı, tanımı

Olasıl : İhtimâli

Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.

Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.

Olasılık : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.

Yalı : Sahil. Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev.

Yalın : Alev. Çıplak, kınından çıkmış. Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).

Yalınç : Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. Karışık olmayan, basit.

Olasılık kuramı : (olasılık kuramı) Rasgeleliğin etkisinde olan olayları matematiksel örnekbiçimler oluşturarak açıklayan, belitlere dayalı kuram. Büyük sayıdaki rastlantısal olayların, eşdeyişle belli durumlarda yinelenen olayların incelenmesine ve rastlantının rastlama olasılığının hesaplanmasına. ilişkin bir kuram. Çıkarımcı sayımbilimin temelini oluşturan ve sınırlı sayıda gözlemle elde edilmiş ölçümlere dayanarak sınırsız sayıdaki bir evrenin ayrıtlarına ilişkin kestirimlerde bulunmaya olanak veren kuram.

 

Göreli sıklık : Bir bölüm sıklığının, toplam sıklığa oranı. anlamdaş oransal sıklık. Olasılık kuramında bir olayın belli sayıdaki gözlemde gerçekleşme oranını dile getiren ve gözlem sayısı arttıkça giderek olasılığa dönüşen sıklık.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Kazanış : Kazanma işi.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Kazanı : Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Diğer dillerde Yalınç olasılık anlamı nedir?

İngilizce'de Yalınç olasılık ne demek ? : simple probability