Yankıdüzen bulutları nedir, Yankıdüzen bulutları ne demek

Yankıdüzen bulutları; Gösteri alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Çağdaş yeni tiyatro yapılarının tavanına konulan ve bilgisayar tarafından düzenlenen, opera, sözlü tiyatro, oda ya da senfoni orkestrası yankıdüzenini iyi bir biçimde sağlayabilmek için, aşağı yukarı hareket edebilen ve sağa sola dönebilen ses levhaları.

Yankıdüzen bulutları kısaca anlamı, tanımı

Yankıdüzen : Kapalı bir yerde ses dağılım biçimi. Ses dağılımı tiyatro yapılarının niteliklerine göre değişir. Fizik biliminin, konusu selen olan kolu

Bulut : Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

Yankı : Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, aksiseda, inikâs, akis, eko. Bir olgunun çevrede uyandırdığı duygu, düşünce veya tepki, akis, inikâs.

Senfoni orkestrası : Senfonileri çalacak biçimde düzenlenmiş, üflemeli, telli, yaylı ve vurmalı çalgılardan oluşan büyük orkestra.

Sağlayabilmek : Sağlamaya gücü yetmek.

Aşağı yukarı : Bir baştan bir başa. Tama yakın, yaklaşık olarak.

Sağlayabilme : Sağlayabilmek işi.

 

Bilgisayar : Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.

Orkestra : Yaylı, üflemeli ve vurmalı çalgılar topluluğu. Bazı tiyatroların birinci katında sahne veya perdeye en yakın koltuklar. Eski Yunan tiyatrolarında, sahne ve seyirciler arasındaki çember biçiminde koro yeri.

Senfoni : Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik eseri.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Çağdaş : Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, asri, modern.

 

Sözlü : Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.

Harek : Fasulye sırığı.

Aşağı : Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.

Diğer dillerde Yankıdüzen bulutları anlamı nedir?

İngilizce'de Yankıdüzen bulutları ne demek ? : acoustical clouds