Yapı çizgisi nedir, Yapı çizgisi ne demek

Yapı çizgisi; Şehir alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir yerbölümün önyüzünden ya da kenarlarından belli bir uzaklıkta bulunan ve yasal olarak ondan daha ilerde yapıya izin verilmeyen varsayımsal çizgi.

Yapı çizgisi tanımı, anlamı

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Varsayımsal : Bir varsayıma dayanan, farazi, hipotetik.

Varsayım : Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.

 

Yerbölüm : Kentin düzentasarına ve yasalara uygun olarak, üzerinde yanlız bir yapının yapılabileceği toprak parçası. Bir kentin toprağının bölünebileceği en küçük birim.

Uzaklık : Uzak olma durumu, ıraklık. İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe.

Verilme : Verilmek işi.

İlerde : Geçende. Oyunun herhangi bir anında sayı durumunu bildirmek için kullanılan söz. (Örneğin: 16-14 X ilerde].

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Önyüz : Bir tiyatro yapısının ön yüzü. Bir yapının ya da üzerinde oturmakta olduğu yer bölümün yola bakan yüzü. Bir kitapta, genellikle tek sayılarla numaralanan ve sağ yanda kalan sayfa. Bir yazmada, genellikle tek sayılarla numaralanan ve sol yanda kalan sayfa. Sahnenin seyirciye açılan yanı, cephe.

Varsa : İhtimal ki, olsa olsa.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Daha : Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Onda : O zaman.

Yasa : Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.

Diğer dillerde Yapı çizgisi anlamı nedir?

İngilizce'de Yapı çizgisi ne demek ? : building line