Yelkenler nedir, Yelkenler ne demek

Yelkenler; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bolu şehrinde, Gerede ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Yelkenler ile ilgili Cümleler

  • Yelkenleri aç.
  • Rüzgarın yönünü değiştiremem ama gidilecek yere ulaşmak için her zaman yelkenlerimi ayarlayabilirim.
  • “Ben böyle çıkışınca ister istemez yelkenleri suya indiriyorlardı.”
  • Bütün yelkenler indirildi.
  • Tanrı rüzgarı sağlar, ama insanın yelkenleri yükseltmesi gerekir.

Yelkenler ile ilgili Atasözü veya Deyim

yelkenleri suya indirmek : direnmekten vazgeçip karşısındakinin dediğini benimsemek, kabul etmek.

Yelkenler anlamı, tanımı

Yelke : Yele. Dağın doruğa yakın bölümü. [Bakınız: yeli]. Küçük tepe. Boyunduruğun hayvan ensesine gelen yeri. Tütün yaprağının kıyısı. Saç. Kandırmaca. Atılmış pamuk. Balık yüzgeci

Yelken : Rüzgâr gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü. Yelkenli.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

Gerede : Bolu iline bağlı ilçelerden biri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Bolu : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Yeleli sırtlan anlamı nedir?

İngilizce'de Yeleli sırtlan ne demek ? : aardwolf