Yepmek nedir, Yepmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ekmek yaparken, hamuru iki yandan elle bastırmak.

Elle dokunmak.

Okşamak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: yepemek].

Yepmek kısaca anlamı, tanımı

Yepme : Otlu börek

Bastırmak : Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.

Bastırma : Bastırmak işi.

Dokunmak : Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.

Okşamak : Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak. Hafifçe dokunmak. Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Bir kimseyi hoşnut etmek. Hafifçe dövmek.

Dokunma : Dokunmak (I) işi, temas. Dokunmak (II) işi.

 

Yepemek : Okşamak.

Bastır : Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele.

Yandan : [Bakınız: yan]. Dilin yan tarafından çıkan (abanık).

Okşama : Okşamak işi.

Yanda : Yanından.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Bastı : Kıyma ile pişirilmiş sebze.

Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Ekme : Ekmek işi.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Diğer dillerde Yenisaray anlamı nedir?

Osmanlıca Yenisaray : saray-ı cedid