Yetersizlik duygusu nedir, Yetersizlik duygusu ne demek

Yetersizlik duygusu; Psikoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Psikoloji'deki anlamı:

Çoğu zaman çöküntü durumlarında görülen, kişinin yetenek ve çaba gerektiren hiç bir şeyi başaramayacağı duygusuna kapıldığı durum.

Yetersizlik duygusu anlamı, tanımı

Yete : Sakatlık. Taraf

Duygu : Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

Yeter : İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.

Yetersiz : Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).

Yetersizlik : Yetersiz olma durumu, kifayetsizlik.

Çöküntü : Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.

Yetenek : Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.

 

Başara : Eskişehir şehri, Han ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Başar : “Bir işi istenilen biçimde bitir” anlamında kullanılan bir isim”. Trabzon ilinde, Maçka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Kapıl : Dikdörtgen.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Yeten : Herkes. Süresi dolan, günü gelen kimse: Yatan ölmez yeten ölür. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. Süresi dolan, günü gelen. Tüm canlılar, herkes.

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

 

Çökü : Kadınların başlarına bağladıkları başörtüsü.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Başa : Ağabey. İleri gelen: Memleketin başaları toplanmış. Karı. Mutluluk, gönül rahatlığı.

Diğer dillerde Yetersizlik duygusu anlamı nedir?

İngilizce'de Yetersizlik duygusu ne demek ? : feeling of inadequacy