Zahra nedir, Zahra ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yemeklik tahıl.
Hayvanlara verilen yem (ot, arpa, saman vb.).
Hallaç yayında, kirişin altındaki koruyucu deri.
Buğday, arpa ve benzerleri tahıl.
Saman.
Arapça kökenli zahire: Zahire.
Tahıl, tahıl cinsinden hayvan yemi.
Zahire.
Zahra anlamı, kısaca tanımı
Zahra bazarı : Tahıl alınıp satılan yer
Zat zahra : Yemeklik tahıl.
Hayvan yemi : Genellikle büyükbaş hayvanları beslemek için kullanılan besin maddesi.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Yemeklik : Yemek yapmakta kullanılan. Yemek için ayrılan. Yiyecek şey, yiyecek maddesi.
Koruyucu : Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Yayında : Herhangi bir izlencenin yayınlanmakta olduğunu ya da herhangi bir televizyon yayın aracının yayın için çalışmakta olduğunu belirten deyim.
Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.
Yemekli : Yemek de yenilen. Yemek de verilen.
Zahire : Gerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl, aşlık.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Hallaç : Yünü, pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kimse, atımcı.
Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.
Cinsi : Cinsel.
Diğer dillerde Zağarcıbaşı anlamı nedir?
Osmanlıca Zağarcıbaşı : ser-zağarî

Bu kısımda Zahra nedir? Zahra ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zahra tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zahra hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.