Çakışıklık nedir, Çakışıklık ne demek

Çakışıklık; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir terimdir.

Fiziksel anlamı:

Eş erke düzeyinde birkaç nicem durusu bulunması olayı.

Çakışıklık anlamı, tanımı

Çakı : Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Denizçakısı

Çakış : Çakma işi.

Çakışık : Çakışmış olan.

Erke düzeyi : Bir atom ya da molekülün uyarılma erkelerini gösteren (belirleyen), aralıklı uyarma durumu. Bir öğeciğin ya da bir çekirdeğin nicemler kuramına göre iç erke değerlerine uyan belirli erke düzeyleri. Atom çekirdeğinden değişik uzaklıkta, kalımlı konumlarda bulunan elektronların, belirli değerler alan erkesel durumları.

Bulunma : Bulunmak işi.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Durusu : Sakin akan saf ve berrak su. İstanbul ili, Boyalık nahiyesine bağlı bir yer. Mardin şehrinde, Savur belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun ilinde, Çarşamba belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Nicem : Planck katsayısıyla kendi sıksayısının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen erke niceliği. Planck değişmezi ile kendi sıklığının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen erke niceliği. Işılcık, akımmıknatıssal ışınım erkesi nicemidir. Planck durganı ile, kendi sıklığının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen birim erke niceliği. Yayılan ya da soğurulan erkenin en ufak niceliği, en ufak birimi. (Elektromıknatıslı ışımanın nicemi, ışıközüdür).

 

Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Düze : Doz.

Nice : Kaç, ne kadar. (ni'ce) Uzun süreden beri. (ni'ce) Nasıl. Birçok.

: Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner. Kuma, ortak. Arkadaş. Döl eşi. Birbirine düşman kimseler: Behey insan sen bunun eşi misin de bu kadar eksik tarafını arıyorsun. İnsan ve hayvanlarda doğum sırasında, bebek ya da yavrudan sonra gelen etsi madde, son, etene. İyi. Eş, benzer. Eğiş. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocukla eş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar. Etene. Karı ve kocadan her biri. Arkadaş, dost, yâr. Nazır, benzer, şerik.

Diğer dillerde Çakışıklık anlamı nedir?

İngilizce'de Çakışıklık ne demek ? : degeneracy