Çarpanak nedir, Çarpanak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çarpık bacaklı.

Selden korunmak için evlerin önüne yapılan eğik kârgir duvar.

Çarpanak kısaca anlamı, tanımı

Çarp : Gelişi güzel çizilmiş, eğri

Çarpana : Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).

Çarpan : Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Korunma : Korunmak işi.

Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

Kargir : Kâgir. (Mimarlık) Taş ve tuğladan yapılmış yapı.

Çarpık : Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

 

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

Çarpı : Kaba sıva, çarpma sıva. Birbiriyle çarpılan iki sayı arasına konulan işaret: "a x b" veya "a . b", "a çarpı b" diye okunur.

Duva : Dua.

Evle : Öğle. Öğle vakti. Öğle, öğleyin.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Eğik : Eğilmiş olan, dik ya da düz olmayan. Dik veya paralel olmayan doğru. Bükülmüş. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Baca : Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Diğer dillerde Çarpan balığıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Çarpan balığıgiller ne demek ? : weevers