Çemente nedir, Çemente ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Başkasının sırtından geçinen kişi.

Çoluk çocuk: Çemente basınca fakirlik başlar.

Çimento: Bir torba çemente aldık.

Çemente kısaca anlamı, tanımı

Çeme : Budala, sersem: Ne kadar çemesin be!

Çemen : Maydanozgillerden, kimyon türü bir bitki (Cuminum cyminum). Bu tohumu un durumuna getirip sarımsak, kırmızıbiberle karıştırarak yapılan, genellikle pastırma üzerine sürülen macun. Bu bitkinin kokulu tohumu.

Çoluk çocuk : Çocuklarla birlikte aile topluluğu. Bir işte gereken deneyimi kazanmamış yaşça küçük kimseler, gençler.

Fakirlik : Yoksulluk. Verimsizlik, kısırlık. Yetersizlik.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Çimento : Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Çoluk : Hindi. Hayvanları bağlamak için boyunlarına geçirilen “U” şeklinde ağaç. Bıldırcın kuşu. [Bakınız: culuk]. Sığırların boynuna geçirilen biçimindeki esnek dal. (Ağın Elâzığ).

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

 

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Fakir : Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

Torba : Genellikle pamuk ve kıldan dokunmuş, türlü boy ve biçimde, ağzı büzülüp bağlanabilen araç. Er bezi, husye, testis. Vücutta meydana gelen şişlik. Genellikle plastikten veya kâğıttan yapılmış, içine öteberi koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte olabilen taşıma gereci, poşet.

Basın : Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

Sırtı : Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.

Çimen : Kendiliğinden yetişmiş çim.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Çocu : Çocuğu.

Çolu : Uzun saplı süzgeç.

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Diğer dillerde Çembersi akımlar varsayımı anlamı nedir?

İngilizce'de Çembersi akımlar varsayımı ne demek ? : hypothesis of convection currents