Çerçeve çizgisi eki nedir, Çerçeve çizgisi eki ne demek

Çerçeve çizgisi eki; Sinema alanında kullanılan bir kelimedir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Yapıştırmanın, çerçeve çizgisinde yapılarak, ek yerinin tam çerçeve çizgisi üzerine getirilmesi durumu.

Çerçeve çizgisi eki anlamı, tanımı

Çerçeve çizgisi : Bir filmin pozitif eşleminde art arda bulunan iki resmi birbirinden ayıran yatay, siyah çizgi

Çerçeve : Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

Çizgi : Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

Yapıştırma : Yapıştırmak işi. Yapıştırarak yapılan. Gelinlerin yüzüne yapıştırılarak yapılmış olan süs.

Getirilme : Getirilmek işi.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Ek yeri : İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm. [Bakınız: en yeri].

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

 

Yapış : Yapma işi.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Tam : Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.

Ek : Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.

 

Diğer dillerde Çerçeve çizgisi eki anlamı nedir?

İngilizce'de Çerçeve çizgisi eki ne demek ? : frame-line join