Çerçil nedir, Çerçil ne demek
Teknik terim anlamı:
Harmandaki ekini sürmek için, toprak üzerine çember biçiminde yayma. (Kaşpınar Ağın Elâzığ).
Çerçil kısaca anlamı, tanımı
Çerçi : Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci
Çerçiler : Karabük kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu ili, Boyalı nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu ilinde, Seydiler ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sakarya şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Sinop kenti, Çerçiler bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Çerçili : Gaziantep şehri, İslâhiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İçel kenti, Güzeloluk nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kilis şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kocaeli ilinde, Kandıra belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Çerçilik : Çerçinin yaptığı iş.
Kaşpınar : Elâzığ ilinde, Ağın ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tokat şehrinde, Reşadiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Harmanda : Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Sürmek : Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
Çember : Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
Harman : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Elazığ : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Harma : Eski yapılarda kırılmak üzere olan çatı ağaçlarının altına vurulacak direğe başlık olarak konulan parça, destek.
Topra : Torba.
Ekini : Onu. Yanındaki. Benzerini, aynısını: Ekini yap. Onu: Ekini ver.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Sürme : Sürmek işi. Sürülerek kullanılan. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is.
Yayma : Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Diğer dillerde Çerçevesiz film anlamı nedir?
İngilizce'de Çerçevesiz film ne demek ? : frameless film

Bu kısımda Çerçil nedir? Çerçil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çerçil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çerçil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.