Çetenek nedir, Çetenek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Güç okunan yazı.
Ekmek sepeti.
Elma, armut ve ceviz gibi meyvelerin dörtte biri.
Çetenek anlamı, kısaca tanımı
Çeten : Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Çamaşır sepeti. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Kenevir tohumu. Saman ölçü birimi. Çitten yapılmış ambar. Kamıştan duvar: Ben oraya kuyu kazdım, çeten diktim. Mısırları koçanlarıyle kurutmak için çubuklardan yapılan kulübemsi yer. Üstü allı yeşilli kilimle örtülü gelin kağnısı. Çitten örülmüş, silindir biçiminde, ayaklı mısır ambarı. Saman taşımaya yarayan, dört yanı kilim ya da hasırla çevrilmiş kağnı, at arabası. Saman taşımak için kağnının dört kazığı arasına kem ile örülen örtü. Saman taşımak için hazırlanmış kağınının dört uzun kazığı arasına 'kem' le örülen örtü. Ot saman koymak için kullanılan büyük sepet. Saman taşımaya yarayan büyük sepet. Üstü dal ve kamışlarla örtülen, içine yirmi ile otuz kadar kuzu alabilen, 1 m. kadar derinliğinde kuzu barındırma çukuru. (Yenikent Aksaray Niğde). Ağılın kenarına yapılan etrafı çevrili kuzu koruma yeri. (Yeşilyurt, Sarıdeğirmen Haymana Ankara). Saman çekilirken kağnının yanlarına konulan çul. (Alcılı Delice Ankara). Fazla saman taşıyabilmeleri için kağnılara konulan ince fındık dallarından örülmüş kanatlar. (Büyükdivanköyü Çorum)
Çetene : Kendir, kenevir tohumu. Keten tohumu. Herhangi birşeyin küçük parçası. Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. [Bakınız: çedene]. Hesabı unutmamak için üzerine bıçakla işaret yapılan ağaç: Çetene ile malımızı bölüştük. Çapulcu, akıncı. Yağlı kenevir. Çam kozalağı.
Çete : Yasa dışı işler yapmak veya etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik.
Sepet : Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Bu kabın aldığı ölçüde.
Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.
Ceviz : Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
Armut : Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
Okun : Çağrı.
Sepe : Tenha, ulaşılması zor olan yer.
Yazı : Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü. Düz yer, ova, kır. Yazgı. Harfleri yazma biçimi. Alfabe. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale.
Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.
Ekme : Ekmek işi.
Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.
Elma : Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.
Dört : Dört sayısının adı. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Üçten bir artık.
Güç : Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Çetele kağıdı anlamı nedir?
İngilizce'de Çetele kağıdı ne demek ? : tally

Bu kısımda Çetenek nedir? Çetenek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çetenek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çetenek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.