Öşme nedir, Öşme ne demek

Öşme; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Suyun topraktan çıktığı yer, kaynak.

Öşme isminin anlamı, Öşme ne demek:

Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Öşme ismi; Türkçe kökenli olup bir Kız ismidir.

Teknik terim anlamı:

Hayvan ve insanların su içmesi için topraktan yapılan su oluğu. (Gıranışık Bozüyük Bilecik).

Öşme kısaca anlamı, tanımı

Öşmek : Suyun topraktan çıktığı yer, kaynak. Eşmek. Toprağı kazarak çukur yapmak. Benzetmek, karşılaştırmak: Öşmek gibi olmasın şurasında bir yara çıkmış. Ölçmek. Yatışmak, sükûnet bulmak

Öşmelim : Kaymak, taze peynir ve unla yapılan bir çeşit helva.

Öşmerim : Kaymak, taze peynir ve unla yapılan bir çeşit helva.

Bozüyük : Bilecik iline bağlı ilçelerden biri.

Bilecik : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

Gıran : Öldürücü salgın hastalık. Tepe. Tepelerin üstündeki düzlük. Dağ sırtı. Ağır taşçı ve işçi çekici, balyoz. Toprak: Bizim tarlanın gıranı çok yavuzdur. Kenar, kıyı, çevre. Karşı taraf. Ufak. Ahlaksız, terbiyesiz çocuk. Çocuğun oyun arkadaşları: Gıranların gelmiş seni çağırıyor. Kıran, öldürücü hastalık. Kıran (köy). Tepe düzlüğü.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Çıktı : Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.

Topra : Torba.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Suyu : İnanışa göre ölüp gömüleceği yere bilmeden gitmek.

 

Gıra : Tek atan kısa namlulu mavzer. Kırağı.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

İçme : İçmek işi. İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmece.

Diğer dillerde Östrüs tespiti anlamı nedir?

İngilizce'de Östrüs tespiti ne demek ? : estrus detection