Ölçünlü maliyet nedir, Ölçünlü maliyet ne demek

Ölçünlü maliyet; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Malı üretmek için katlanılan giderlerin gerçek değerleri yerine, beklenen koşullar altında gerçekleşeceği tahmin edilen ve teknik yöntemlere göre hesaplanan maliyet.

Ölçünlü maliyet anlamı, kısaca tanımı

Ölçünlü mal : Kalite eşitliği sağlanmış mallardan her biri

Mali : Mal ile ilgili. Parasal. Maliyeye ilişkin, maliye ile ilgili.

Maliye : Kamu ile ilgili işlerin yürütülmesi için gerekli gelirleri ve harcanan paraları düzenleyen kuralların bütünü. Devlet gelir ve giderlerini yöneten kuruluş. Konusu bu kuralları incelemek olan bilim dalı.

Maliyet : Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.

Ölçü : Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.

Ölçün : Standart.

Ölçünlü : Standart.

Gerçek değer : Fiyat değişmelerinden arındırılmış, bir başka deyişle fiyat diziniyle indirgenmiş değer. karşılığı parasal değer. [Bakınız: asli değer]. Kimi ülkelerin anayasalarında, bayındırım, yapıdüzen ve kamulaştırma yasalarında sözü edilen, taşınmazların kamulaştırılması durumunda taşınmaz iyesine kamuca ödenecek ödencenin belirlenmesinde ölçü olarak kullanılan ve taşınmazın, kamulaştırma anında pazardaki alım satım ederini temsil eden değeri.

 

Koşullar : Şerâit.

Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Üretmek : Aynı türden canlıları çoğaltmak. Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek. Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Tahmin : Yaklaşık olarak değerlendirme, oranlama. Akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim. Önceden kestirilen, düşünülen şey.

Üretme : Üretmek işi.

Katlan : Oyunda başlama çizgisine konulan taş.

Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Teknik : Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi. Yol, beceri, yöntem. Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama. Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Diğer dillerde Ölçünlü maliyet anlamı nedir?

İngilizce'de Ölçünlü maliyet ne demek ? : standard cost