Öyken nedir, Öyken ne demek

Öyken; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Akciğer.

Hayvanlarda olan akciğer hastalığı ve öksürük.

Davarlarda akciğer bastalığı.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

hlk. Akciğer.

Teknik terim anlamı:

Akciğer.

Öyken tanımı, anlamı

Öyke : Öfke, sinir. Öfke. Öfke, hiddet, hışım

Öyken ağrısı : Zatürree.

Öyken düdüğü : Nefes borusu.

Öykence : Boğmaca öksürüğü.

Öykeni kabarmak : İçi taşmak, öfkesi kabarmak.

Öykeni yellenmek : Korkmak, içi titremek.

Öykenmek : Öykü anlatmak. Hırıltılı soluk almak.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Hastalı : Hastalıklı.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Öksürük : Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması. Üşütme gibi bir sebeple ortaya çıkan göğüs hastalığı.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

 

Davar : Koyun ve keçiye verilen ortak ad. Koyun ya da keçi sürüsü.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Basta : Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Öksü : Ucu yanmış odun parçası.

Dava : Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun. Sav. Ülkü. Sevgili.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Övürlük anlamı nedir?

Fransızca'da Övürlük nedir ? : familiarité