Ilgıt nedir, Ilgıt ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Belli belirsiz (görünme için).

Yavaş ve hafif esen rüzgar.

İnsana üzüntü veren, dokunaklı türkü söylemeyi anlatır.

Yavaş.

Ilgıt tanımı, anlamı

Ilgı : At, eşek ya da keçi sürüsü. [Bakınız: ılkı]. Keçi ve koyun çobanı. Soy sop. Hısım, akraba. Düğme. Ev eşyası: Bugün yaylaya ilgi taşıdım. Kendi halinde, başıboş. Patika. Ses şada: Bir ılgı geldi. Keçi. Koyun. Sürü. Çoban

Ilgıtır : Elli santimetre uzunluğunda keten arşını.

Ilgıtırınlık : İnce ve eğri bacaklı kişi.

Ilgıt ılgıt : Yavaş yavaş, hafif hafif (akmak, esmek).

Belli belirsiz : Yarı belli. Zorlukla seçilerek, yarı bellisiz olarak, duyularak, çok az belli olarak.

Dokunaklı : Etkili, insanın içine işleyen, müessir, patetik.

Belirsiz : Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.

Görünme : Görünmek işi.

Söyleme : Söylemek işi.

Rüzgar : Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, yel, bad. Rüzgâr çizelgesinde hızı 17-21 deniz mili olan ve kuvveti 5 ile gösterilen esinti. Yemeniye benzer bir çeşit ayakkabı. Havayuvarında ayrımlı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay yönde, esiş yönü, süresi ve biçimleriyle ayrımlı hava devinimi. Zaman, devir. Dünya. Yel.

 

Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.

Anlatı : Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.

Türkü : Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume.

Anlat : Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Görün : Mezar, mezarlık.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Diğer dillerde Ile de france koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Ile de france koyunu ne demek ? : ile de france sheep