Akaç nedir, Akaç ne demek

Bilimsel terim anlamı:

Pissu, kirli su, yağış suları ve benzeri suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü.

Metalleri temizlemede, kullanık çözeltileri dışarı akıtmak için kullanılan boru.

genel uygulayım: İşlem sonucunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya atmak için kullanılan boru, boru düzeni.

İngilizce'de Akaç ne demek? Akaç ingilizcesi nedir?:

drain

Akaç kısaca anlamı, tanımı:

Akaçlama : Akaçlamak işi, tefcir, drenaj.

Akaçlamak : Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

Akaçlatma : Akaçlatmak işi.

Akaçlatmak : Akaçlama işini yaptırmak.

Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Bir çıkarmanın sonucu. Artan, mütebaki. Kalma işini yapan.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

İşlem : Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.

 

Gereksiz : Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz. Boş yere.

Nesnel : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Akıtmak : Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Kanal : İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.

Ark : İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

Su : Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Kez. Yemeğin sıvı bölümü. Sutaş. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab.

 

Yer : Durum, konum. İz. Yerküre. Önem. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Gezinilen, ayakla basılan taban. Ülke.

Altı : Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık. Beşten sonra gelen sayının adı.

Diğer dillerde Akaç anlamı nedir?

İngilizce'de Akaç ne demek? : drain pipe

Fransızca'da Akaç : drain [le]

Almanca'da Akaç : n. Abflussrohr

Rusça'da Akaç : n. водосток (M), сток (M), трап (M)

adj. сточный