Aklantı nedir, Aklantı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
Meyil, suya akış imkânı veren eğim.
[Bakınız: akım].
[Bakınız: akar].
Saçak oluğu.
Aklantı tanımı, anlamı
Aklan : Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri
Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
Meyil : Eğiklik, eğim, akıntı. Eğilim, temayül. İlgi, gönül verme.
Saçak : Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.
Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.
Irmak : Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.
İmkan : Olanak. İmkân - imkân ihtimal: hiç bir ihtimal. olanak.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Meyi : Ney.
Saça : Kefalın küçük yavrusu.
Akım : Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
Akış : Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.
Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
Eğim : Eğilmiş olma durumu. Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi, eğiklik, meyil.
Akar : Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
Çay : Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Müzikli toplantı. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı.
Diğer dillerde Akkoşnil anlamı nedir?
İngilizce'de Akkoşnil ne demek ? : chaff scale

Bu kısımda Aklantı nedir? Aklantı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aklantı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aklantı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.