Altın gol nedir, Altın gol ne demek

  • Elemeli futbol maçında uzatma süresinde atıldığında oyunu bitiren gol

Altın gol hakkında bilgiler

Altın gol, futboldaki elemeli sistemli turnuvalarda, normal süre sonunda beraberliğin bozulmadığı durumlarda kullanılan yöntemdir.

Bu sistem, tek maç üzerinden veya iki maç üzerinden olan elemeli bir sistemde iki takımın birbirine üstünlük sağlayamaması durumunda oynanan ve penaltılara kadar olan ekstra sürede (genellikle 30 dakika) bir takımın gol atması halinde maçın o anda sonuçlanması ve golü atan takımın tur atlaması veya final ise rakibini geçerek turnuvayı kazanması esasına dayalıdır. Atılan bu gol "altın gol" olarak ifade edilir.

Eğer uzatma sonunda gol gelmezse, penaltı atışları ile galip belirlenir.

Altın gol kuralının ilk uygulandığı önemli turnuva 1996 yılında İngiltere'de oynanan Avrupa Futbol Şampiyonası'dır. Bu turnuvanın finali olan Almanya-Çek Cumhuriyeti maçı bu yöntemle galibin belirlendiği ilk maç oldu.

Altın gol kısaca anlamı, tanımı:

Eleme : Elemek işi, eliminasyon. Çeyrek sona katılacak sporcu ve takımları ayırmak için düzenlenen seçme yarışı.

Futbol : Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.

 

Uzatma : Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu, kazananın belli olması amacıyla, kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürmek. Ünlülerin uzun söylenişi. Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan, kısa boru parçası. Oyun içerisindeki duraklama dakikaları. Uzatmak işi, temdit. Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı.

Atıl : Süreduran. Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. İşsiz, aylak.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli.

Oyun : Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Kumar.

Sistemli : Düzenli. Belli ilkelere, kurallara uyan, dizgeli, sistematik.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum.

 

Bozulma : Bozulmak işi.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.

Sistem : Model, tip. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Düzen. Dizge. Yol, yöntem.