Alttutmanlık nedir, Alttutmanlık ne demek
Alttutmanlık; Şehir alanında kullanılan bir kelimedir.
Teknik terim anlamı:
Bir tutmanın bir taşınmaz mal üzerindeki halklarından bir bölümünü ya da hepsini bir başkasına aktarmasını olanaklı kılan tutmanlık sözleşmesi türü.
Alttutmanlık kısaca anlamı, tanımı
Tutmanlık sözleşmesi : Bir taşınmazın iyesi ile tutmanı arasında, ödenecek tutmalığı, taşınmazın kullanılış biçimini ve herbirinin karşılıklı yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek üzere yapılan anlaşma, bağıt
Bir başkası : Başkası.
Tutmanlık : Vâzıü'l-yedlik. Bir kimsenin, iyesi bulunduğu taşınmazın kullanımını, belirli bir süreyle ve belirli bir para karşılığında bir başkasına bırakmasını anlatan ikili ilişki.
Olanaklı : Olma ihtimali bulunan, kabil.
Sözleşme : Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.
Taşınmaz : Taşınamayan. Ev, tarla vb. taşınamayan mülk, gayrimenkul.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Taşınma : Taşınmak işi.
Aktarma : Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.
Olanak : İmkân.
Tutman : Vâzı'ü'l-yed. Bir taşınmaz malın kullanımını, belli bir süre için belirli bir tutmalık karşılığında, taşınmaz iyesinden kendisi için sağlayan kimse.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Kılan : Sert keçi kılı. Tiftik keçisi azmanı. Karar : Ne kılansız oğlan oldu. Yapılarda kullanılan, kısa ve kirişten daha ince ardıç dalı : Elin gözündeki çöpü görür de, kendi gözündeki kılanı görmez. Çevre, kıyı, kenar, uç. Tüyü bozulmuş, kılı çoğalmış tiftik keçi.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Yanaşma. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj.
Aktar : Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.
Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
Diğer dillerde Alttutmanlık anlamı nedir?
İngilizce'de Alttutmanlık ne demek ? : sublease

Bu kısımda Alttutmanlık nedir? Alttutmanlık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Alttutmanlık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Alttutmanlık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.