Ambargo nedir, Ambargo ne demek
Ambargo; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim.
- Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim.
- Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim.
- Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim

"Ambargo" ile ilgili cümleler
- "Silah ambargosu."
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Askerî, siyasî ve iktisadî nedenlerle belirli malların iç veya dış ticarette serbestçe alım, satım ve taşınmasını engellemek için alınan önlem.
İngilizce'de Ambargo ne demek? Ambargo ingilizcesi nedir?:
embargo
Almanca'da Ambargo ne demek?:
embargo
Fransızca'da Ambargo ne demek?:
embargo
Ambargo hakkında bilgiler
Ambargo,, ticari ya da başka malların yabancı bir ülkeye gitmesinin engellenmesidir. Ambargonun amacına ulaşabilmesi için kara taşımacılığının yanı sıra hava ve deniz yollarında da uygulanmalıdır. Ambargonun arret de princeten (gemi ve uçaklara geçici olarak alıkonulması); angaryadan (olağanüstü hallerde gemi ve uçaklara el konulup kullanılması) ve boykottan (ihraç mallarıyla sınırlanmış olmamak üzere ticari ve mali ilişkilerin kesilmesi) ayırt edilmesi gerekir. Düşman gemilerine ve mallarına ambargo uygulanmaz, çünkü düşman statüsü bu gibi mallara karşı farklı tutum almaya yol açar.
Sivil ambargo, bir devletin kendi gemilerini, yabancı yağmasından korumak ya da malları belli bir ülkeye ulaşmasını engellemek amacıyla anavatan limanlarında alıkoymasıdır.
Ambargo ile ilgili Cümleler
- Birleşik Devletlerin Irak'ı zayıflatmak için on yıllık bir ambargoya ihtiyacı vardı.
- Ambargoya muhalefet büyüyordu.
- İngiltere, Rodezya'ya karşı petrol ambargosu ilan etti.
Ambargo anlamı, kısaca tanımı:
Engellemek : Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak. Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek.
Engel : Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.
Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk. Talih. Büyüklük, mevki. Bu tüzel varlığın yönetim organları.
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.
Liman : Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.
Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Devlet. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.
İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.
Ambargo koymak : Bir mala el koymak, müsadere etmek. bir malın serbest sürümünü engellemek. siyasi, ekonomik, sosyal alanlarda caydırmak amacıyla yaptırım uygulamak. gemilerin limanlardan hareketini yasaklamak.
Ambargoyu kaldırmak : Ambargo ile ilgili yasaklamayı kaldırmak.
Askeri ambargo : Bir ülkeyi cezalandırmak amacıyla askerî alanda yaptırım uygulama.
Ekonomik ambargo : Cezalandırmak amacıyla bir ülkeye ekonomik alanda yaptırım uygulama.
Siyasi ambargo : Bir ülkeyi cezalandırmak amacıyla siyasi alanda yaptırım uygulama.
Ambar : Geminin yük koymaya ayrılmış yeri. Kum, çakıl vb. yapı malzemesini ölçmekte kullanılan ve her yanı çoğunlukla 75 santimetre olan küp ölçek. Eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık. Genellikle tahıl saklanan yer. Yiyecek ve bazı eşyanın saklandığı yer. Genellikle tahılın çok üretildiği yer, bölge.
Sürüm : Değişik biçim, versiyon. Bir konuyla ilgili değişik metinlerden her biri, versiyon. Bir paranın geçer olması, tedavül. Devletçe para, senet ve tahvil çıkarma, piyasaya sürme, emisyon. Bir ticaret malının satılır olması, revaç.
Yasak : Yapılmaması istenmiş olan, yok, memnu, haram. Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel, memnuiyet.
Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.
Yasaklama : Yasaklamak işi.
Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Herkes. Dış, çevre, ortam. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Duygu, düşünce ve hayal âlemi.
Engelleme : Engellemek işi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi.
Kişi : Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
Ticari : Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.
Diğer dillerde Ambargo anlamı nedir?
İngilizce'de Ambargo ne demek? : n. embargo
Fransızca'da Ambargo : embargo [le]
Almanca'da Ambargo : n. Embargo
Rusça'da Ambargo : n. эмбарго (N)

Bu kısımda Ambargo nedir? Ambargo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ambargo tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ambargo hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.