Anjiyosarkom nedir, Anjiyosarkom ne demek

Anjiyosarkom; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Damar endotel hücresinden köken alan, hemanjiyosarkom, lenfanjiyosarkom ve hemanjiyoperistom gibi kötücül damar tümörlerinin genel adı.

Anjiyosarkom tanımı, anlamı

Anjiyo : Damar görüntüleme

Hemanjiyosarkom : Kan damarı endotel hücrelerinden köken alan, uzun ve küt biçimli anaplastik endotelle döşeli damar boşluklarından oluşan ve elektron mikroskobik olarak Weibel-Palade cisimcikleri içeren, sıklıkla metastaz yapan, damarların yırtılması sonucu kanamalara ve ölüme neden olabilen, özellikle yaşlı Alman kurt köpeklerinde sıklıkla görülen kötücül tümör, anjiyosarkom, kötücül hemangoendotelyom.

Genel ad : Yeni bulunan her ilaç maddesine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından verilen ad, jenerik ad.

Endotel : [Bakınız: iç kaplar tabaka]. Yürek, kan, lenf damarları ve vücuttaki diğer içi sıvı dolu boşlukları astarlayan, pinositozla taşıma yapan tek tabakalı yassı epitel, endotelyum. Kalp ve damarların iç yüzeyini çevreleyen tek katlı yassı epitel, endotelyum.

Kötücül : Kötülük isteyen (kimse). Kötü huylu. Kötü niyetli.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

 

Tümör : Ur.

Lenfa : Lenf.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Heman : Hemen, bk. hama, hemman.

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Endo : İç, içinde, içte olan.

Hema : Hemen. Hemen, derhal.

Lenf : Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.

 

Gene : Yine.

Dama : Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Kötü : İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.

Diğer dillerde Anjiyosarkom anlamı nedir?

İngilizce'de Anjiyosarkom ne demek ? : angiosarcoma