Arsana nedir, Arsana ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Değirmen taşının ters döndürülerek buğdayın bulgur haline, kiremit parçalarının inceltilerek kum haline getirildiği yer.
Arsana kısaca anlamı, tanımı
Arsan : Temiz adlı, iyi tanınan kimse
Arsa : Üzerine yapı yapılmak için ayrılmış yer.
Değirmen taşı : Değirmende, dönerek taneleri ezen yuvarlak taş. Değirmen taşı yapmakta ve bazen de yapılarda kullanılan çakmak taşı türünden sert bir taş.
Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.
Döndürü : Bir sözün iki karşıt anlama gelebilecek yolda kullanılması. Ör. / Tek gözüyle bunu yazmış hattat / Kâşki ikisi bir olsa idi.
Kiremit : Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.
Değirme : Değirmek işi.
Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.
Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.
Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
Döndü : Gittiği yerden geri gelen. Din değiştiren, dönme. Henüz evlenmemiş kız. l. Henüz evlenmemiş kız.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Kire : Altında killi ve kireçli tabaka bulunan yerler. Bağ yetiştirilen beyaz topraklı yerler. Taşlı yerler. Para ile ormandan odun taşımak : Uşaklara söyle sabah kireye gideceğiz. Kır.
Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali.
İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.
Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).
Ters : Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.
Diğer dillerde Arrigere anlamı nedir?
İngilizce'de Arrigere ne demek ? : arrigere

Bu kısımda Arsana nedir? Arsana ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Arsana tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Arsana hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.