Arterya aurikularis rostralis nedir, Arterya aurikularis rostralis ne demek

Arterya aurikularis rostralis; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

A. temporalis superficialis'ten çıkan ve dış işitme yolunun rostralinde kulak kaidesine ulaşarak bu bölgeyi vaskularize eden atardamar.

Arterya aurikularis rostralis anlamı, kısaca tanımı

Arterya : Atardamar

Rostralis : Gaga veya burna benzeyen, ön kısma doğru olan.

Arter : Atardamar. Trafiği yoğun olan ana yol.

Dış işitme yolu : Dış kulakta yağ bezlerinin sarı renkli salgısının oluşumunu sağlayan ve iç boşluğu çok katlı keratinize epitelle çevrelenmiş yol.

Temporalis : Şakağa ait, şakakla ilgili olan.

Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

Tempor : Şakak.

İşitme : İşitmek işi. Duyma, sema (II).

Super : Üst.

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

 

Tempo : Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı. Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz. Ölçünün ayrılmış olduğu zamanlardan her biri, vuruş. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.

Çıkan : Çıkarma işleminde bütünden alınan sayı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Kaide : Kural. Kalça. Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, taban, ayaklık.

İşit : Eşit, denk.

Kula : Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu. Bu renkte olan (at). Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Ulaş : Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

Atar : Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir).

Dış : Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

Diğer dillerde Arterya aurikularis rostralis anlamı nedir?

İngilizce'de Arterya aurikularis rostralis ne demek ? : arteria auricularis rostralis