Asıl tümleç veya nesne nedir, Asıl tümleç veya nesne ne demek

Asıl tümleç veya nesne; Dil Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Fiildeki anlamın tam olarak anlaşılabilmesi için cümle içinde bulunması mutlaka gerekli bulunan tümleç, ki dilimizde ya -i halinde BELİRLİ (ma-rife) veya sıfır takı halinde BELİRSİZ (nekre) olarak bulunur. Başka dillerde olduğu gibi Türkçede de -i halinde olmıyan, bununla beraber asıl tümleç oldukları şüphe götürmeyen, yani fiillerin anlamı ancak onların varlıklarıyla tamamlanabilen -e, -le, -den takılı tümleçler de vardır: Birine bakmak, birlikte eğlenmek, bir şeyden hoşlanmak gibi, (Halbuki klâsik telâkkiye göre bunların asıl tümleç sayılmamaları gerekmektedir).

Asıl tümleç veya nesne anlamı, kısaca tanımı

Asıl : Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.

Tümleç : Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.

 

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Bununla beraber : Bununla birlikte.

Anlaşılabilme : Anlaşılabilmek durumu.

Sıfır takı : Yok olduğu halde varmış gibi düşünülen takı: Gel, git gibi tekil ikinci kişi buyurumunda ve fiillerin tekil üçüncü kişilerinde kişi takısı sıfırdır.

Hoşlanmak : Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek.

Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Belirsiz : Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz. Bilinmeyen, meçhul. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem.

Eğlenmek : Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Oyalanmak.

Gerekmek : Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.

Hoşlanma : Hoşlanmak işi.

Sayılma : Sayılmak işi, ad, addedilme, addolunma.

Bulunma : Bulunmak işi.

Mutlaka : Kesinlikle.

Beraber : Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde.

Gerekme : Gerekmek işi, iktiza, istilzam.

Halbuki : Oysa.

Diğer dillerde Asıl tümleç veya nesne anlamı nedir?

Fransızca'da Asıl tümleç veya nesne nedir ? : complement direct, objectif, primitif ou d'objet