Atmalı nedir, Atmalı ne demek

Atmalı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kar altında bile varlığını koruyan, beyaz, ince kabuklu, yuvarlak bir kış üzümü.

Çocukların oynadığı bir ceviz oyunu.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Adıyaman şehri, Şambayat bucağına bağlı bir yer.

Atmalı ile ilgili Cümleler

  • Bunu atmalısın.
  • Buna bir göz atmalısın.
  • Sanırım bir göz atmalıyız.
  • Ben göz atmalıyım.
  • Bütün bu kitapları atmalı mıyım?
  • Sanırım bütün bu eşyayı atmalıyız.
  • Bunları dışarı atmalısın.
  • Onları atmalısın.
  • "Bu ne dükkanı?" "İçeri girip bir göz atmalı mıyız?" "Tamam."
  • Bunu dışarı atmalısın.

Atmalı anlamı, kısaca tanımı

Atma : Atmak işi

Atmalıkaşanlı : Kahramanmaraş ilinde, Gücük bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Atmalıoğlu : Sivas şehrinde, Danişment nahiyesine bağlı bir bölge.

Adıyaman : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Şambayat : Adıyaman şehrinde, Şambayat bucağına bağlı bir bölge.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

 

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Şamba : Ekşimsi, küçük kavun.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Ceviz : Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.

Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Beya : Bayağı.

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

Yuva : Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.

Diğer dillerde Atmalar anlamı nedir?

İngilizce'de Atmalar ne demek ? : throwing events, throwings